Kışı romantik buluyordum. Sabah kar fotoğraflarıyla takipçilerime günaydın dedikten sonra tumblr kızları gibi elimde kahvem, kazağın kollarını sonuna kadar çekmiş, kalorifer peteğine tünemiş kar yağışını izliyordum.
Twitter'a "heyyooo kar yağıyoo" yazmış, instagrama kahve fotoğrafı koymuş, facebook'da ise karın anlam ve önemini belirten şair lafları paylaşmıştım. Sosyal medyanın tüm gerekliliklerini yerine getirmenin inancıyla keyfim yerindeydi.
Çünkü, ben tam bir sosyal medya kızıyım.
Gerektiğinde hükümeti kınar, gerektiğinde güzel havayı över, bayramlarda herkesi öper, hele de gece dışarı çıkmışsam timeline ım çöker.
Öğlene doğru halen romantiktim. Onlarca bardak kahve içip manzarayı izledim.
Akşam kar botlarımı giyip, takipçilerime ne kadar fashion bir insan olduğumu hatırlattım. Bu havada şu dinlenir, bu izlenir bile dedim. Sıcacık evimizde olmak ile ilgili bir sürü güzel şey söyledim. Bi ara sıkıldım, facebook'dan eski sevgilime sebastianlı bir laf sokuşturdum. Diğer insanlara baktım, hepsinin fotoğraflarını likeladım. Ceren Uludağ'a gitmiş yaa çok kıskandım onu likelamadım.
Arda'nın karda şarap keyfi fotoğrafına bakıp, kahve yerine şarap mı içseydim dedim. Daha mı çok like alırdı bilemedim.
Son bir kitap fotoğrafı paylaşıp, herkese sıcacık geceler diledim. Yine çok tatlıydım. Hava muhalefetinin ekmeğini sonuna kadar yemiş, hiç bir şeyi atlamamıştım. Pembe odamda huzurlu bir uykuya daldım.
Sabah kalktığımda elektrikler yoktu, şarjım bitmiş, internet gitmişti. Canım sıkıldı, günaydın fotoğrafı paylaşamadım.
Kar durmadan yağıyordu, twitterdan sövemiyor, facebook'da kendimi, canı sıkılmış hissediyor diye güncelleyemiyordum. Ev buz gibiydi ellerimi yıkasam donacak gibi oluyordum. Manzaraya baktım. Çirkin binalar, her yere parketmiş arabalar, üç beş de ağaç vardı. Kar bile güzelleştiremiyordu. Canım sıkıldı.
Peynir ekmekle kahvaltı yaptım.
Dün aldığım macaronları daha instagrama koyamadan yedim. Gündem iki gündür kardı. Bir anda romatikligimi kaybettim.
Kahverengi kazağımdan nefret etmiş, kahve içmekten midem bulanmıştı.
Elektrikler gelince yapacağım ilk iş, "yaz gelsiiiiiiin" yazmak olacaktı.



Çok güzel anlatmışsın :) içinde kendi üstüme alındıklarımda oldu illaki :)) parmaklarına ve klavyene sağlık :)))
YanıtlaSilBu kadar abartmasak da hepimiz bazen azcik boyleyiz :)
SilHa ha... Bir de işe gitseymiş bu kız. Yollarda üşüseymiş neler yazardı? :D :D
YanıtlaSilMetrobuse binmek icin ezilme tehlikesi gecirseymis, taksi bulamasaymis ya da trafikte saatlerce mahsur kalsaymis nolurmus bilemedim :)
SilOkurken çok eğlendim ve çok sevdim bu yazını :))))
YanıtlaSilCoook tesekkur ediyorum :))
SilBen diliyle toplumun genelinin ahvalini anlatan güzel bir yazı olmuş.
YanıtlaSilEvet ben bu kadar abarti degilim vallahi de degilim :))
SilSıkılmadan neşe içinde bazen kendimi bularak okudum yazını kalemine sağlık..
YanıtlaSilBen de beklerim bu arada sevgiler..
YanıtlaSilçok güzel ve sıcak bir yazı olmuş..zevkle okudum teşekkürler..
YanıtlaSilHahhhaaaahaaaaaaaaaaaa çok keyifli bir yazı olmuş....
YanıtlaSilSevgiler
Seni okudukça bir dişi Fatih Portakal görüyorum :) hayırdır insallah :))
YanıtlaSilBunu saglam bi iltifat olarak aliyorum zira cok severiz kendisini :)
Silyazı çok eğlenceli ve bol öz eleştirmeli olmuş :)
YanıtlaSilbende yeni bloguma beklerim;
http://buseilehayat.blogspot.com
Harika bir yazı olmuş Azıcık varım ben de içinde :D Gözlemlerinize yazılarınıza bayılıyorum :D www.acemiden.com
YanıtlaSilCook tesekkur ederim :))
SilYazıda içler dışlar çarpımı yapınca daha bir anlamlı oldu benim için. (:
YanıtlaSil(Bloğunu baştan sona okudum, şimdi sondan başa tekrar okuyorum. Sonunda okunası bir blog [Şiükürler olsun])
Yaa cok teşekkür ediyorum :) Nasıl Mutlu olduuuum :)
Sil